info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)
Viral C1 · Advanced Adjective

Ambivalent

/æmbɪvələnt/

İki zıt duyguya sahip olmak, hem istemek hem istememek.

Definition

Ambivalent = having mixed feelings = bir konuda iki farklı ve zıt hisse sahip olmak. Ambivalence (isim).

Zıt duygular arasında kalmak.

Example Sentences 5 örnek, Türkçesiyle

❝ She felt ambivalent about moving to a new city.

🇹🇷 Yeni bir şehre taşınma konusunda içi ikircikliydi.

❝ Many people are ambivalent about technology.

🇹🇷 Pek çok insan teknolojiye karşı karışık duygular besliyor.

❝ I feel ambivalent about social media: it keeps me connected, but it also eats up my time.

🇹🇷 Sosyal medya konusunda iki arada kalıyorum: beni insanlarla bağlantıda tutuyor ama zamanımı da yiyip bitiriyor.

❝ Surveys suggest that the public is ambivalent about genetic engineering, welcoming its medical benefits while fearing its misuse.

🇹🇷 Anketler, kamuoyunun genetik mühendisliğe karşı ikircikli olduğunu; tıbbi faydalarını memnuniyetle karşılarken kötüye kullanılmasından korktuğunu gösteriyor.

❝ His ambivalent reply left us unsure whether he would accept the offer.

🇹🇷 İkircikli cevabı, teklifi kabul edip etmeyeceği konusunda bizi kuşkuda bıraktı.

Kalıplar ve Eşdizimler

  • be / feel ambivalent about sthbir konuda ikircikli olmak, iki arada kalmak
  • deeply / somewhat ambivalentderinden / biraz ikircikli
  • an ambivalent attitude / relationshipikircikli bir tutum / ilişki
  • ambivalence towards sthbir şeye karşı karışık duygular
  • have mixed feelings about sthbir şey hakkında karışık duygular beslemek (günlük karşılık)

Eş Anlamlılar, Zıt Anlamlılar ve Kelime Ailesi

Eş / yakın anlamlı

tornconflictedin two mindsuncertainequivocal

Zıt anlamlı

certaindecisivewholeheartedresoluteunequivocal

Kelime ailesi
  • ambivalence isim ikircik, çelişkili duygular
  • ambivalently zarf ikircikli bir şekilde

Tip / Trick

Ambivalent about = iki zıt duygu arasında kalmak.

Sık Karıştırılanlar

  • ambiguousAmbiguous bir sözün ya da durumun iki farklı anlama gelebilmesi, belirsiz olmasıdır (an ambiguous sentence). Ambivalent ise bir kişinin aynı şeye karşı çelişkili duygular taşımasıdır.
  • indifferentIndifferent hiçbir şey hissetmemek, kayıtsız olmaktır. Ambivalent kişi ise kayıtsız değildir; tersine güçlü ama birbiriyle çelişen duygular taşır.

YDS / YÖKDİL Note

Ambivalent okuma metinlerinde yazarın ya da bir grubun bir konuya hem olumlu hem olumsuz baktığını gösterir; bu yüzden tutum sorularında "mixed" ya da "conflicting" seçeneklerine karşılık gelir. Sık kurulan tuzak ambiguous'tur: ambiguous bir ifadenin belirsizliğini, ambivalent ise bir kişinin çelişkili duygularını anlatır.

Hızlı Test · 2 soru

'I feel ambivalent about the decision.' ne anlama gelir?

Many parents feel ---- about giving their children smartphones: they value the safety it provides but worry about screen time.

Frequently Asked Questions

Ambivalent ne demek?

Ambivalent, bir kişi, durum ya da fikir hakkında aynı anda hem olumlu hem olumsuz duygular taşıyan, ikircikli, iki arada kalmış demektir: I'm ambivalent about the new job.

Ambivalent ile ambiguous arasındaki fark nedir?

Ambivalent bir kişinin duygularını anlatır: çelişkili hisler. Ambiguous ise bir sözün, metnin ya da durumun birden fazla biçimde yorumlanabilmesini, belirsizliğini anlatır. Kişi ambivalent, ifade ambiguous olur.

Ambivalence ne demek?

Ambivalence, ambivalent sıfatının isim hâlidir ve "ikircik, çelişkili duygular" anlamına gelir. Psikolojide aynı nesneye karşı sevgi ve öfke gibi zıt duyguların bir arada bulunmasını anlatır.

Related Entries

Reach Your Goal in
YDS & YÖKDİL

Check out Zafer Hoca's courses to put what you learn in Englypedia to use on the exam.

Loading…