info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

PLAY

Okunuşupley /pleɪ/
fiilisim A1 Başlangıç #240
Add to my list
Turkish Meaning: fiiloynamak, (çalgı) çalmak, (rol) oynamak, üstlenmekisimoyun, (tiyatro) oyun, piyes, (mekanik) boşluk
fiil v T, I geçişli / geçişsiz
  1. oynamak
  2. (çalgı) çalmak
  3. (rol) oynamak
  4. üstlenmek
  5. (müzik/kayıt) çalmak
  6. açmak

ENparticipate in games or sport · act or have an effect in a specified way or with a specific effect or outcome

Fiil biçimleri V2playedV3playedV-ingplaying-splays

Dilbilgisiplay + spor (the almaz)play the + çalgıplay a part/role in sth

Children who play outdoors are generally healthier.
Açık havada oynayan çocuklar genellikle daha sağlıklıdır.
She plays the violin in the city orchestra.
Şehir orkestrasında keman çalıyor.
Genes play a key role in the development of cancer.
Genler kanserin gelişiminde kilit rol oynar.
Sık kalıplar
  • play a role in-de rol oynamak
  • play downönemsizmiş gibi göstermek
isim n C sayılabilir
  1. oyun
  2. (tiyatro) oyun
  3. piyes
  4. (mekanik) boşluk
  5. oynama payı

ENa dramatic work intended for performance by actors on a stage · a theatrical performance of a drama

Play is essential for a child's development.
Oyun çocuğun gelişimi için çok önemlidir.
The play was first performed in 1923.
Oyun ilk kez 1923'te sahnelendi.
Sık kalıplar
  • come into playdevreye girmek
Kelime ailesi

Try yourself

“play” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin