info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

LIE

Okunuşulay /laɪ/
fiilisim B1 Orta #1.481
Add to my list
Turkish Meaning: fiilyalan söylemek, yatmak, uzanmak, bulunmakisimyalan
fiil v I geçişsiz
  1. yalan söylemek
  2. yatmak
  3. uzanmak
  4. bulunmak
  5. yer almak
  6. (sorun
  7. neden) -de yatmak

ENbe located or situated somewhere; occupy a certain position · be lying, be prostrate; be in a horizontal position

Fiil biçimleri V2layV3liedV-inglying-slies

Dilbilgisilie to sb (about sth)

The witness was accused of lying to the court.
Tanık mahkemeye yalan söylemekle suçlandı.
The city lies on the banks of the Danube.
Kent Tuna Nehri'nin kıyısında yer alıyor.
The cause of the problem lies in poor management.
Sorunun nedeni kötü yönetimde yatıyor.
Sık kalıplar
  • lie in-de yatmak
  • lie downuzanmak
  • lie aheadileride beklemek
isim n C sayılabilir
  1. yalan

ENa statement that deviates from or perverts the truth · position or manner in which something is situated

Dilbilgisitell a lie

The report was full of lies and half-truths.
Rapor yalanlar ve yarım gerçeklerle doluydu.
Sık kalıplar
  • tell a lieyalan söylemek
  • white liebeyaz yalan
Sınav notu

'yalan söylemek': lie – lied – lied; 'yatmak': lie – lay – lain.

Karıştırılmasın
  • lay — (bir şeyi) yatırmak, koymak; lay – laid – laid
Kelime ailesi

Try yourself

“lie” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin