info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

LEVERAGE

Okunuşule·vır·ic /ˈlɛvɚɪdʒ/
isimfiil C1 İleri #5.766
Add to my list
Turkish Meaning: isimnüfuz, etki gücü, koz, kaldıraç etkisifiil(kaynak, avantaj) etkin biçimde kullanmak, değerlendirmek, borçla finanse etmek
isim n U sayılamaz
  1. nüfuz
  2. etki gücü
  3. koz
  4. kaldıraç etkisi
  5. (finans) kaldıraç
  6. borçla finansman

ENthe mechanical advantage gained by being in a position to use a lever · strategic advantage; power to act effectively

Economic sanctions give the international community leverage over the regime.
Ekonomik yaptırımlar uluslararası topluma rejim üzerinde bir koz veriyor.
A longer handle provides greater leverage.
Daha uzun bir sap daha fazla kaldıraç etkisi sağlar.
fiil v T geçişli (nesne alır)
  1. (kaynak
  2. avantaj) etkin biçimde kullanmak
  3. değerlendirmek
  4. borçla finanse etmek

ENsupplement with leverage · provide with leverage

Fiil biçimleri V2leveragedV3leveragedV-ingleveraging-sleverages

The company leveraged its brand reputation to enter new markets.
Şirket yeni pazarlara girmek için marka itibarını değerlendirdi.
Kelime ailesi

Try yourself

“leverage” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin