info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

GROUND

Okunuşugraund /ɡɹaʊnd/
isimfiilsıfat A2 Temel #749
Add to my list
Turkish Meaning: isimyer, zemin, toprak, alanfiildayandırmak (grounded in), uçuştan men etmek, karaya oturmak, evden çıkarmamak (ceza)sıfatöğütülmüş, çekilmiş
isim n C, U sayılabilir / sayılamaz
  1. yer
  2. zemin
  3. toprak
  4. alan
  5. gerekçe (grounds)

ENthe solid part of the earth's surface · a rational motive for a belief or action

Dilbilgision the grounds that + cümle

The ground was covered with snow for months.
Zemin aylarca karla kaplı kaldı.
The court rejected the appeal on the grounds of insufficient evidence.
Mahkeme yetersiz kanıt gerekçesiyle itirazı reddetti.
Sık kalıplar
  • on the grounds that... gerekçesiyle
  • common groundortak nokta
  • gain groundyaygınlaşmak, güç kazanmak
fiil v T geçişli (nesne alır)
  1. dayandırmak (grounded in)
  2. uçuştan men etmek
  3. karaya oturmak
  4. evden çıkarmamak (ceza)

ENpress or grind with a crushing noise · fix firmly and stably

Fiil biçimleri V2groundedV3groundedV-inggrounding-sgrounds

Dilbilgisibe grounded in/on sth

The theory is grounded in years of field research.
Kuram yıllarca süren saha araştırmasına dayanıyor.
All flights were grounded because of the volcanic ash.
Volkanik kül nedeniyle tüm uçuşlar iptal edildi.
sıfat adj
  1. öğütülmüş
  2. çekilmiş
Add a teaspoon of ground black pepper.
Bir çay kaşığı öğütülmüş karabiber ekleyin.
Eş anlamlılar
crushedmilled
Sınav notu

Sıfat anlamı 'grind' (öğütmek) fiilinin üçüncü hâlidir (grind-ground-ground).

Kelime ailesi

Try yourself

“ground” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin