info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

FANCY

Okunuşufen·si /ˈfænsi/
sıfatfiilisim B1 Orta Sınav kelimesi Çıkmış kelimeler #3.165
Add to my list
Turkish Meaning: sıfatsüslü, gösterişli, şık, lüksfiil(İng., gayriresmî) istemek, canı çekmek, (birinden) hoşlanmakisimhayal, hayal gücü, heves, istek
sıfat adj
  1. süslü
  2. gösterişli
  3. şık
  4. lüks
  5. pahalı
  6. karmaşık
  7. ileri (teknik)

ENnot plain; decorative or ornamented

They stayed in a fancy hotel by the sea.
Deniz kenarında lüks bir otelde kaldılar.
You don't need any fancy equipment to start running.
Koşmaya başlamak için gösterişli bir ekipmana gerek yok.
Sık kalıplar
  • fancy dresskostüm, maskeli kıyafet
fiil v T geçişli (nesne alır) günlük dilİngiliz İngilizcesi
  1. (İng.
  2. gayriresmî) istemek
  3. canı çekmek
  4. (birinden) hoşlanmak
  5. (formal) sanmak
  6. zannetmek

ENimagine; conceive of; see in one's mind · have a fancy or particular liking or desire for

Fiil biçimleri V2fanciedV3fanciedV-ingfancying-sfancies

Dilbilgisifancy + V-ingfancy sth

Do you fancy a cup of tea?
Bir fincan çay ister misin?
She fancied that she heard footsteps.
Ayak sesleri duyduğunu sandı.
isim n C sayılabilir
  1. hayal
  2. hayal gücü
  3. heves
  4. istek

ENsomething many people believe that is false · imagination or fantasy; held by Coleridge to be more casual and superficial than true imagination

The child took a fancy to the old dog.
Çocuk yaşlı köpeği çok sevdi.
Sık kalıplar
  • take a fancy to-den hoşlanmak, -e ısınmak
Kelime ailesi

Try yourself

“fancy” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin