info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

BUST

Okunuşubast /bʌst/
isimfiilsıfat C2 Uzman #4.760
Add to my list
Turkish Meaning: isimbüst, göğüs, (polis) baskın, tutuklamafiil(gayriresmî) kırmak, bozmak, baskın yapmak, tutuklamaksıfat(go bust) iflas etmiş, batmış, bozuk, kırık
isim n C sayılabilir
  1. büst
  2. göğüs
  3. (polis) baskın
  4. tutuklama
  5. iflas
  6. çöküş (boom and bust)

ENa complete failure · the chest of a woman

A bronze bust of the founder stands in the entrance hall.
Giriş salonunda kurucunun bronz bir büstü duruyor.
Economies often go through cycles of boom and bust.
Ekonomiler çoğu zaman patlama ve çöküş döngülerinden geçer.
Police seized two tons of cocaine in the drug bust.
Polis uyuşturucu baskınında iki ton kokain ele geçirdi.
Sık kalıplar
  • boom and bustpatlama ve çöküş
fiil v T geçişli (nesne alır) günlük dil
  1. (gayriresmî) kırmak
  2. bozmak
  3. baskın yapmak
  4. tutuklamak

ENruin completely · search without warning, make a sudden surprise attack on

Fiil biçimleri V2bust/bustedV3bust/bustedV-ingbusting-sbusts düzensiz

He was busted for selling stolen goods.
Çalıntı mal satarken yakalandı.
sıfat adj günlük dil
  1. (go bust) iflas etmiş
  2. batmış
  3. bozuk
  4. kırık

ENlacking funds

Dilbilgisigo bust

Hundreds of small businesses went bust during the recession.
Durgunluk sırasında yüzlerce küçük işletme iflas etti.
Sık kalıplar
  • go bustiflas etmek
Kelime ailesi

Try yourself

“bust” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin