Definition
Dayatmak, yüklemek.
Example Sentences 5 örnek, Türkçesiyle
❝ The government imposed new taxes on luxury goods.
🇹🇷 Hükümet lüks mallara yeni vergiler getirdi.
❝ You should not impose your opinions on others.
🇹🇷 Fikirlerini başkalarına dayatmamalısın.
❝ I don't want to impose on you, so I'll book a hotel.
🇹🇷 Sana yük olmak istemiyorum, o yüzden otelde kalacağım.
❝ Many economists argue that imposing a tax on sugary drinks could help reduce obesity rates among children.
🇹🇷 Pek çok ekonomist, şekerli içeceklere vergi getirilmesinin çocuklar arasındaki obezite oranlarını düşürmeye yardımcı olabileceğini savunuyor.
❝ The EU imposed sanctions on several companies accused of breaking trade rules.
🇹🇷 AB, ticaret kurallarını çiğnemekle suçlanan birkaç şirkete yaptırım uyguladı.
Kalıplar ve Eşdizimler
- impose sth on/upon sb/sthbir şeyi birine / bir şeye dayatmak, yüklemek
- impose a tax / a fine / a ban / sanctionsvergi / para cezası / yasak / yaptırım getirmek
- impose restrictions / limits on sthbir şeye kısıtlama / sınır koymak
- impose your will / views on othersiradeni / görüşlerini başkalarına dayatmak
- impose on sbbirine yük olmak, misafirperverliğini suistimal etmek
- self-imposedkişinin kendi kendine koyduğu (a self-imposed deadline)
Eş Anlamlılar, Zıt Anlamlılar ve Kelime Ailesi
enforcelevy (vergi için)introducedictateforce
liftremoveabolish
- imposition isim dayatma, (vergi vb.) getirilmesi; zahmet, yük
- imposing sıfat heybetli, görkemli
- self-imposed sıfat kendi kendine konulmuş
Tip / Trick
Sık Karıştırılanlar
- enforceImpose yeni bir kural, vergi ya da yasak getirmektir; enforce ise var olan bir kurala uyulmasını sağlamak, onu uygulatmaktır. Önce kural impose edilir, sonra enforce edilir.
- imposingImposing sıfatı "dayatmacı" değil, "heybetli, göz alıcı" demektir: an imposing building (heybetli bir bina). Dayatmacı anlamı için overbearing ya da domineering kullanılır.
YDS / YÖKDİL Note
Kelime sorularında boşluktan sonra tax, fine, ban, sanctions, restrictions ya da limits geliyorsa impose çok güçlü bir adaydır ve cümle çoğunlukla on edatıyla devam eder. Aynı metinlerde zıt anlamlı "lift a ban / lift sanctions" da görülür; politika ve ekonomi okumalarında impose, devletin bir yükümlülük ya da sınırlama getirdiğini gösterir.
Hızlı Test · 2 soru
'New restrictions were imposed.' Ne anlama gelir?
In response to the financial crisis, the government ---- strict limits on the amount of cash that could be withdrawn from banks.
Frequently Asked Questions
Impose ne demek?
Impose, bir vergiyi, yasağı, kuralı ya da görüşü zorunlu olarak getirmek, dayatmak demektir: impose a fine (para cezası vermek). "Impose on sb" ise birine yük olmak, onun iyi niyetini suistimal etmek anlamına gelir.
Impose hangi edatla kullanılır?
Impose genellikle on ya da daha resmî olan upon ile kullanılır: impose a ban on smoking, impose your values upon others. Edatsız "impose on sb" kalıbı ise "birine yük olmak" anlamındadır.
Impose ile enforce arasındaki fark nedir?
Impose yeni bir kural, vergi ya da kısıtlama getirmektir. Enforce ise var olan bir kurala uyulmasını sağlamak, onu uygulatmaktır: The city imposed a speed limit, and the police enforce it.
