info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)
Viral C2 · Proficient Adjective

Existential

/eɡzɪˈstenʃəl/

Varoluşsal — varlık, anlam ve kimlikle ilgili.

Definition

Existential = relating to existence and the meaning of life = varoluş, anlam ve kimlikle ilgili. Existentialism = varoluşçuluk.

Varoluşsal, varlıkla ilgili.

Example Sentences 5 örnek, Türkçesiyle

❝ She went through an existential crisis in her thirties.

🇹🇷 Otuzlu yaşlarında varoluşsal bir kriz geçirdi.

❝ Climate change poses an existential threat to humanity.

🇹🇷 İklim değişikliği insanlığın varlığını tehdit ediyor.

❝ Losing his job made him ask existential questions about what he really wanted from life.

🇹🇷 İşini kaybetmek, ona hayattan gerçekten ne istediğine dair varoluşsal sorular sordurdu.

❝ Some experts argue that a rapid rise in sea levels represents an existential risk for small island nations, which could lose most of their territory within a century.

🇹🇷 Bazı uzmanlar, deniz seviyesindeki hızlı yükselişin küçük ada ülkeleri için varoluşsal bir risk oluşturduğunu, bu ülkelerin bir yüzyıl içinde topraklarının büyük bölümünü kaybedebileceğini savunuyor.

❝ For many local newspapers, the shift to online advertising has been an existential challenge.

🇹🇷 Pek çok yerel gazete için reklamların internete kayması varlıklarını sürdürüp sürdüremeyeceklerini belirleyen bir sınav oldu.

Kalıplar ve Eşdizimler

  • an existential crisisvaroluşsal kriz
  • an existential threat / riskvarlığı tehdit eden bir tehlike / risk
  • pose an existential threat to + isim...nın varlığını tehdit etmek
  • existential questions / angst / dreadvaroluşsal sorular / kaygı / korku
  • existential philosophyvaroluşçu felsefe

Eş Anlamlılar, Zıt Anlamlılar ve Kelime Ailesi

Eş / yakın anlamlı

fundamentallife-threateningphilosophical

Zıt anlamlı

trivialminorsuperficial

Kelime ailesi
  • existence isim varlık, var oluş
  • existentialism isim varoluşçuluk
  • existentialist isim varoluşçu (kişi); sıfat olarak varoluşçu
  • existentially zarf varoluşsal olarak

Tip / Trick

Existential = relating to existence. Existential crisis = kimlik ve anlam krizi. Existentialism = Sartre, Camus.

Sık Karıştırılanlar

  • existing / existentExisting 'mevcut, var olan' demektir (existing laws = mevcut yasalar); existential ise 'varoluşla ilgili' ya da 'varlığı tehdit eden' demektir. Existential laws gibi bir kullanım yanlıştır.
  • existentialismExistentialism (varoluşçuluk) Kierkegaard, Sartre ve de Beauvoir gibi düşünürlerle anılan felsefi akımdır; existential ise daha geniş bir sıfattır ve felsefi olmayan bağlamlarda da (existential threat) kullanılır.

YDS / YÖKDİL Note

Existential haber ve akademik metinlerde en çok 'existential threat / risk' kalıbıyla, iklim, yapay zekâ ya da salgın konularında geçer; burada anlamı felsefi değil, 'varlığı tehlikeye atan'dır. Kelime türü sorularında existence (isim), existing (mevcut) ve existential (varoluşsal) ayrımına dikkat et.

Hızlı Test · 2 soru

Existential crisis ne anlama gelir?

Many scientists believe that unchecked global warming poses an ---- threat to coral reefs, which may disappear entirely by the end of the century.

Frequently Asked Questions

Existential ne demek?

Existential iki anlamda kullanılır: varoluşla, hayatın anlamıyla ilgili (existential questions) ve bir şeyin varlığını tehdit eden (an existential threat). Hangisi olduğunu bağlam belirler.

Existential crisis ne demek?

Existential crisis (varoluşsal kriz), kişinin hayatının anlamını, amacını ve değerini derinden sorguladığı dönemdir. Kayıplar, yaş dönümleri ya da büyük değişiklikler bu tür bir krizi tetikleyebilir.

Existential threat ne demek?

Existential threat, bir ülkenin, türün, kurumun ya da sektörün varlığını sona erdirebilecek kadar ciddi tehdittir. Haber dilinde iklim değişikliği, salgınlar ve yeni teknolojiler için sık kullanılır.

Related Entries

Reach Your Goal in
YDS & YÖKDİL

Check out Zafer Hoca's courses to put what you learn in Englypedia to use on the exam.

Loading…