İçindekiler 14 başlık · 8 dk
- Modal perfect nedir, nasıl kurulur?
- Must have ve can't have done: geçmişe dair güçlü çıkarım
- Can't have / couldn't have done: olmuş olamaz
- May / might / could have done: olmuş olabilir
- Could have done'ın iki anlamı
- Should have done: yapmalıydı ama yapmadı
- Should have ile must have nasıl ayırt edilir?
- Needn't have done ve didn't need to: gereksiz yere
- Would have done: koşula bağlı geçmiş
- Modal perfect yapıların anlam tablosu
- YDS'de modal perfect soruları nasıl çözülür?
- Çözümlü örnekler
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar ve resmî bağlantılar
Kısaca: Modal perfect yapısı "modal + have + V3" ile kurulur ve geçmişe bakar. Must have done geçmişe dair güçlü bir çıkarımdır ("yapmış olmalı"). Should have done yapılmayan bir şeyin eleştirisi ya da pişmanlığıdır ("yapmalıydı ama yapmadı"). Could have done ya gerçekleşmemiş bir imkânı ("yapabilirdi ama yapmadı") ya da geçmişe dair bir olasılığı ("yapmış olabilir") anlatır. Olumsuz kesin çıkarım için can't/couldn't have done kullanılır.
Bu madde, geçmişe yönelik modal yapıların (must/should/could/may/might/can't/needn't + have + V3) anlam farklarını ve YDS'de nasıl ayırt edileceğini anlatır. "Keşke" anlamı taşıyan I wish I had done gibi yapılar başka bir konudur; onlar için YDS wish clauses (dilek cümleleri) maddesine bakın. Pişmanlık anlamında should have done ile I wish I had done birbirine yakındır; aradaki farka aşağıda değiniyoruz.
Modal perfect nedir, nasıl kurulur?
Modal perfect, bir modal fiilin ardından have ve fiilin üçüncü hâli (V3) getirilerek kurulur. Modal fiilden sonra gelen have hiçbir zaman has ya da had olmaz; özne ne olursa olsun yapı değişmez.
| Biçim | Yapı | Örnek |
|---|---|---|
| Basit (etken) | modal + have + V3 | She must have finished the analysis. |
| Süreklilik | modal + have been + V-ing | They must have been working all night. |
| Edilgen | modal + have been + V3 | The data should have been checked twice. |
| Olumsuz | modal + not + have + V3 | He can't have seen the e-mail. |
Bu yapıların hepsi geçmişe bakar ama iki ayrı işe hizmet eder: ya geçmişte ne olduğuna dair bir çıkarım yaparsınız (must, can't, may, might, could), ya da geçmişte olan ya da olmayan bir şeyi değerlendirirsiniz (should, could, needn't, would). YDS sorularının çoğu, cümlenin bu iki işten hangisini yaptığını anlamanızı ister.
Must have ve can't have done: geçmişe dair güçlü çıkarım
Must have done, elinizdeki kanıta dayanarak geçmişte bir şeyin olduğundan neredeyse emin olduğunuzu gösterir. Türkçede "-mış olmalı", "kesin -mıştır" diye çevrilir.
- The lights are off. They must have left early. (Işıklar kapalı. Erken çıkmış olmalılar.)
- The results are surprisingly consistent; the team must have used a very large sample.
Burada must zorunluluk anlatmaz. "Erken çıkmak zorundaydılar" demek istiyorsanız had to leave kullanılır. YDS'de bu ikisi sık karşılaştırılır: had to geçmişteki zorunluluk, must have geçmişe dair çıkarımdır.
Olumsuz çıkarımda mustn't have done kullanılmaz. "Görmüş olamaz" demek için can't have seen ya da couldn't have seen yazılır. Şıklarda mustn't have görürseniz büyük olasılıkla çeldiricidir.
Can't have / couldn't have done: olmuş olamaz
Bu yapı must have'in olumsuz karşılığıdır: kanıta göre bir şeyin geçmişte olmuş olması imkânsızdır. "-mış olamaz" diye çevrilir.
- She can't have written this report alone; it covers five different fields.
- He couldn't have attended the meeting, because he was abroad at the time.
İpucu genellikle cümlenin içinde verilir: "çünkü o sırada yurt dışındaydı" gibi bir gerekçe, kesin olumsuz çıkarıma işaret eder.
May / might / could have done: olmuş olabilir
Bu üç yapı geçmişe dair bir olasılık anlatır; konuşan emin değildir. "-mış olabilir" diye çevrilir. May have ile might have arasındaki fark çok küçüktür; might have biraz daha zayıf bir olasılık hissi verebilir.
- The participants may have misunderstood the question.
- The delay might have been caused by a technical problem.
Akademik İngilizcede bu yapılar bulguları yorumlarken yumuşatma (hedging) amacıyla çok kullanılır: Social desirability may have influenced the responses. Bu kullanım için akademik İngilizcede hedging maddesine bakabilirsiniz.
Could have done'ın iki anlamı
Could have done YDS'nin en çok tuzak kurduğu yapıdır, çünkü iki anlamı vardır:
- Olasılık: The file could have been deleted by mistake. (Yanlışlıkla silinmiş olabilir.)
- Gerçekleşmemiş imkân: You could have asked me for help. (Benden yardım isteyebilirdin ama istemedin.)
İkinci anlamda cümlede çoğu zaman bir karşıtlık vardır: but you didn't, instead, why didn't you gibi. Bu ifadeler varsa could have "yapabilirdi ama yapmadı" anlamındadır.
Should have done: yapmalıydı ama yapmadı
Should have done (ya da daha resmî biçimiyle ought to have done) geçmişte yapılması doğru olan ama yapılmayan bir şeyi anlatır: eleştiri, pişmanlık ya da sitem. "-malıydı" diye çevrilir.
- We should have piloted the questionnaire before collecting data. (Veri toplamadan önce anketi denemeliydik; denemedik.)
- You ought to have informed the committee earlier.
Olumsuz biçimi shouldn't have done ise yapılan ama yapılmaması gereken bir şeyi anlatır: I shouldn't have submitted the paper in such a hurry. (Makaleyi bu kadar aceleyle göndermemeliydim; gönderdim.)
Should have done ile I wish I had done pişmanlıkta birbirine yakındır: I should have studied harder ≈ I wish I had studied harder. Ancak should have bir değerlendirme (doğrusu buydu) içerir ve başkaları için de kullanılır: He should have apologised. Paraphrase sorularında bu iki yapı sık eşleştirilir.
Should have ile must have nasıl ayırt edilir?
Türkçede ikisi de "-malı" ekiyle karşılandığı için karışır. Kendinize şunu sorun: cümle geçmişte ne olduğunu tahmin ediyor mu, yoksa ne yapılması gerektiğini mi söylüyor? Tahmin ediyorsa must have ("yapmış olmalı"), olması gerekeni söylüyorsa should have ("yapmalıydı").
Needn't have done ve didn't need to: gereksiz yere
Bu iki yapı Türkçede "gerek yoktu" diye çevrildiği için karışır, ama anlamları farklıdır:
- Needn't have done: Eylem yapıldı, ama gereksizdi. You needn't have brought the printed copies; we had them already. (Getirmişsin ama gerek yokmuş.)
- Didn't need to do: Eylemin gerekmediği söylenir; çoğu zaman yapılmadığı da anlaşılır. I didn't need to bring the printed copies, so I left them at home.
Would have done: koşula bağlı geçmiş
Would have done geçmişte gerçekleşmemiş bir koşulun sonucunu anlatır ve çoğu zaman üçüncü tip koşul cümlesinde görülür: If we had had more funding, we would have extended the study. Koşul cümlelerinin bütün türleri için YDS if clauses maddesine bakın.
Koşul cümlede açıkça yazılmayabilir: Without your help, I would have missed the deadline. ya da I would have called you, but I lost your number. But ile gelen gerçek durum, would have'in gerçekleşmemiş bir sonucu anlattığını gösterir.
Modal perfect yapıların anlam tablosu
| Yapı | Anlam | Türkçe karşılık | Gerçekte ne oldu? |
|---|---|---|---|
| must have done | Güçlü olumlu çıkarım | yapmış olmalı | Büyük olasılıkla yapıldı |
| can't / couldn't have done | Güçlü olumsuz çıkarım | yapmış olamaz | Büyük olasılıkla yapılmadı |
| may / might have done | Olasılık | yapmış olabilir | Bilinmiyor |
| could have done (1) | Olasılık | yapmış olabilir | Bilinmiyor |
| could have done (2) | Kullanılmamış imkân | yapabilirdi | Yapılmadı |
| should / ought to have done | Eleştiri, pişmanlık | yapmalıydı | Yapılmadı |
| shouldn't have done | Eleştiri, pişmanlık | yapmamalıydı | Yapıldı |
| needn't have done | Gereksiz eylem | yapmasına gerek yoktu | Yapıldı |
| would have done | Gerçekleşmemiş sonuç | yapardı | Yapılmadı |
YDS'de modal perfect soruları nasıl çözülür?
Modal perfect, YDS'de dil bilgisi, cümle tamamlama, çeviri ve yakın anlamlı cümle sorularında karşınıza çıkabilir. Aşağıdaki sırayı izleyin:
- Zamanı kontrol edin: Cümle geçmişten mi söz ediyor? yesterday, last year, at that time gibi ifadeler ya da öbür cümlecikteki geçmiş zaman, modal perfect'e işaret eder.
- Kanıt mı, değerlendirme mi? Cümlede bir gözlem ya da kanıt varsa (ışıklar kapalı, sonuçlar tutarlı) çıkarım yapılar (must/can't/may) öne çıkar. Bir eleştiri ya da sitem varsa should have ya da could have (imkân) öne çıkar.
- Karşıtlık sözcüklerine bakın: but, however, instead, yet ile gelen gerçek durum, eylemin yapılmadığını ya da yapıldığını gösterir.
- Kesinlik derecesini tartın: "Kesin" anlamı için must/can't, "belki" için may/might/could.
- Çeviride Türkçe eki ayırın: "-mış olmalı" çıkarımdır (must have), "-malıydı" eleştiridir (should have).
Çözümlü örnekler
Aşağıdaki sorular yapıyı göstermek için hazırlanmıştır; gerçek sınav sorusu değildir.
Örnek 1. The samples ---- before the analysis, as the results show no sign of contamination.
A) should have been cleaned B) must have been cleaned C) needn't have been cleaned D) can't have been cleaned
Çözüm: Cümle bir kanıt veriyor (kirlenme belirtisi yok) ve bu kanıttan geçmişe dair bir sonuç çıkarıyor. Olumlu güçlü çıkarım must have been cleaned'dir: cevap B. Should have been "temizlenmeliydi ama temizlenmedi" anlamına gelirdi ve kanıtla çelişirdi.
Örnek 2. The researchers ---- the participants about the recording, but they failed to do so, which led to an ethics complaint.
A) must have informed B) may have informed C) should have informed D) can't have informed
Çözüm: but they failed to do so eylemin yapılmadığını söylüyor ve sonuç olumsuz. Yapılması gereken ama yapılmayan eylem should have informed'dır: cevap C.
Örnek 3. He ---- the conference in Berlin last week; he was teaching in Ankara all week.
A) can't have attended B) should have attended C) needn't have attended D) would have attended
Çözüm: İkinci cümle, birinci cümledeki eylemin olmasını imkânsız kılan bir kanıt veriyor. Cevap A.
Sık yapılan hatalar
- Modalden sonra "has" ya da "had" kullanmak: She must has done ya da must had done yanlıştır; doğrusu must have done.
- "Must have" ile "had to"yu karıştırmak: Biri çıkarım, öbürü geçmişteki zorunluluktur.
- Olumsuz çıkarımda "mustn't have" kullanmak: Doğrusu can't have ya da couldn't have.
- "Could have"ın iki anlamını ayırmamak: Karşıtlık varsa "yapabilirdi ama yapmadı", yoksa çoğu zaman "yapmış olabilir".
- "Needn't have" ile "didn't need to"yu eş saymak: İlkinde eylem yapılmıştır.
- Konuşma dilindeki "should of" yazımını görmek: Should've kısaltmasının yanlış yazımıdır; sınavda karşınıza doğru biçimi çıkar.
Modal perfect'i zaman uyumu bilgisiyle birlikte çalışmak işinizi kolaylaştırır; bunun için YDS tenses ve zaman uyumu ve present perfect ve past simple farkı maddelerine, dil bilgisi sorularının genel stratejisi için YDS gramerde en çok çıkan konular maddesine bakabilirsiniz. Hedef puanınızı görmek için YDS puan hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Kaynaklar ve resmî bağlantılar
Sık sorulanlar
Should have done ile must have done arasındaki fark nedir?
Must have done geçmişe dair güçlü bir çıkarımdır ve 'yapmış olmalı' diye çevrilir; elinizdeki kanıta göre bir şeyin olduğundan neredeyse eminsiniz. Should have done ise yapılması gereken ama yapılmayan bir şeyi anlatır ve 'yapmalıydı' diye çevrilir. Biri ne olduğunu tahmin eder, öbürü ne olması gerektiğini söyler.
Could have done ne anlama gelir?
İki anlamı vardır. Birincisi geçmişe dair bir olasılıktır: 'yapmış olabilir'. İkincisi kullanılmamış bir imkândır: 'yapabilirdi ama yapmadı'. Cümlede but, instead ya da why didn't you gibi bir karşıtlık ifadesi varsa genellikle ikinci anlam kastedilir; böyle bir ipucu yoksa olasılık anlamı öne çıkar.
Mustn't have done kullanılır mı?
Geçmişe dair olumsuz çıkarım için mustn't have done kullanılmaz. 'Yapmış olamaz' demek için can't have done ya da couldn't have done yazılır: He can't have seen the e-mail. YDS'de şıklar arasında mustn't have görürseniz bunun büyük olasılıkla bir çeldirici olduğunu düşünebilirsiniz.
Needn't have done ile didn't need to farkı nedir?
Needn't have done, eylemin yapıldığını ama gereksiz olduğunu anlatır: You needn't have brought the copies, yani getirdin ama gerek yokmuş. Didn't need to ise eylemin gerekmediğini söyler ve çoğu zaman eylemin yapılmadığı anlaşılır. Türkçede ikisi de 'gerek yoktu' diye çevrildiği için bağlama bakmak gerekir.
Should have done ile I wish I had done aynı anlama mı gelir?
Pişmanlık anlatırken birbirine çok yakındır: I should have studied harder ile I wish I had studied harder benzer bir duyguyu anlatır. Ancak should have done bir değerlendirme içerir ve başkalarının davranışını eleştirmek için de kullanılır. Wish yapısı ise doğrudan 'keşke' anlamı taşır ve kendine özgü zaman kurallarıyla kurulur.
Dil Barajı: sık sorulanlar
YDS puanı kaç yıl geçerli?
YDS puanının geçerlilik süresi genel olarak 5 yıldır; bazı kurumlar kendi düzenlemelerinde farklı süreler belirleyebilir. Doçentlik başvurusunda ise YDS, e-YDS ve YÖKDİL sonuçlarına süre sınırı uygulanmaz.
