İçindekiler 12 başlık · 8 dk
- Modal fiiller (modals) nedir, nasıl kullanılır?
- YDS'de modal soruları nasıl gelir?
- Anlamlarına göre modaller: genel tablo
- Olasılık ve çıkarım: must, may, might, could, can't
- Zorunluluk, yasak ve gereksizlik: must, have to, mustn't, don't have to, needn't
- Yetenek, izin ve tavsiye: can, could, may, should, had better
- Yetenek ve izin: can, could, be able to, may
- Tavsiye ve beklenti: should, ought to, had better, would rather
- Geçmişe dönük modaller: kısa özet
- Çözümlü örnek sorular
- Modallerde sık yapılan hatalar
- Kaynaklar ve resmî bağlantılar
Kısaca: YDS'de modal sorularını çözmek için önce cümlenin hangi anlamı istediğini bulun: yetenek (can, be able to), olasılık ve çıkarım (must, may, might, could, can't), zorunluluk (must, have to), gereksizlik (don't have to, needn't), yasak (mustn't), tavsiye (should, ought to, had better) ya da izin (can, may). Modalı belirleyen sözcüğün kendisi değil bağlamdır; cümledeki kanıt, zaman ifadesi ve bağlaç doğru modalı gösterir.
Bu madde modal fiillerin (kip belirteçleri) anlamlarını, birbirine karıştırılan çiftleri ve YDS'deki soru tiplerini ayrıntılı işler. YDS dil bilgisinin genel haritası ve öteki sık çıkan konular için YDS gramerde en çok çıkan konular maddesine bakın. Geçmişe dönük "must have done, should have done" gibi modal perfect yapılar burada yalnız özet tabloyla geçer; asıl ağırlık şimdiki ve gelecek zamandaki kullanımlardadır.
Modal fiiller (modals) nedir, nasıl kullanılır?
Modal fiiller, ana fiilin anlamına yetenek, olasılık, zorunluluk, izin ya da tavsiye gibi bir "tutum" ekleyen yardımcı fiillerdir: can, could, may, might, must, shall, should, will, would ve ought to. Have to, be able to, need to, had better ve be allowed to gibi yapılar da anlam olarak bu gruba yakındır ve sınavda seçeneklerde birlikte görünür.
Biçim kuralları kısadır ama seçenek elemede çok işe yarar:
- Modalden sonra fiil yalın hâlde gelir: She can speak (can speaks ya da can to speak değil).
- Modaller kişiye göre çekilmez: he must, they must.
- İki modal yan yana gelmez: will can yanlıştır; doğrusu will be able to.
- Olumsuzluk modale eklenir: should not, cannot, must not, need not.
- Geçmişe bakan anlam için modal + have + V3 kullanılır: may have left.
Seçeneklerden birinde "will can", "must to" ya da "can be able to" gibi biçim hatası varsa anlamına bakmadan eleyin. Biçim eleyerek seçenekleri üçe indirmek, anlam karşılaştırmasını hızlandırır.
YDS'de modal soruları nasıl gelir?
Modaller YDS'de tek bir soru tipine bağlı değildir. Şu yerlerde karşınıza çıkar:
- Dil bilgisi boşluk doldurma: Seçenekler çoğu zaman farklı modal biçimleridir (must be, should be, may have been, had to be…). Cümledeki ipucu anlamı ve zamanı belirler.
- Cloze test: Paragraf içindeki boşlukta modal, paragrafın genel tonuna (kesinlik mi, olasılık mı) uymalıdır. Strateji için YDS cloze test stratejisi maddesine bakın.
- Cümle tamamlama: Bağlaç ve modal birlikte doğru mantığı kurmalıdır: "Although the results seem promising, ..." gibi bir başlangıçtan sonra temkinli bir modal (may, might) çoğu zaman beklenen anlama uyar.
- Çeviri: Modalin Türkçe karşılığını doğru seçmek gerekir: must "-meli/-malı" ya da "-iyor olmalı", may "-ebilir", should have "-meliydi". Ayrıntılı çeviri yöntemi için YDS çeviri stratejisi maddesine bakın.
- Okuma soruları: Yazarın iddiasının gücünü (kesin mi, olası mı) anlamak için modallere bakmak gerekir. "The author suggests that..." sorularında may ve might, iddianın kesin olmadığını gösterir.
Anlamlarına göre modaller: genel tablo
| Anlam | Modal | Türkçe karşılık | Örnek |
|---|---|---|---|
| Yetenek | can, could (geçmiş), be able to | -ebilmek | She can read three languages. |
| Güçlü çıkarım | must | -iyor olmalı, -dır | He must be at the lab; his car is outside. |
| Olasılık | may, might, could | -ebilir | The delay may be due to the holiday. |
| Olumsuz kesin çıkarım | can't, couldn't | -iyor olamaz | That can't be the final version. |
| Zorunluluk | must, have to | -meli, -mak zorunda | Applicants must submit the form online. |
| Yasak | mustn't, can't | -mamalı, -mak yasak | You mustn't use phones in the exam room. |
| Gereksizlik | don't have to, needn't | -mak zorunda değil | You don't have to print the report. |
| Tavsiye | should, ought to, had better | -meli, -sa iyi olur | You should back up your data. |
| İzin | can, may, be allowed to | -ebilir (izin) | Students may use a dictionary. |
| Geçmişteki alışkanlık | would, used to | -erdi | He would walk to campus every morning. |
Tablodaki örnek cümleler bu madde için yazılmıştır. Aynı modalin birden çok anlamı olabildiğini unutmayın: can hem yetenek hem izin, could hem geçmiş yetenek hem olasılık, must hem zorunluluk hem çıkarım bildirir. Hangi anlamın kastedildiğini cümlenin geri kalanı söyler.
Olasılık ve çıkarım: must, may, might, could, can't
YDS'nin en çok sorduğu modal ayrımı, bir durum hakkında ne kadar emin olunduğudur. Bunu bir kesinlik ölçeği gibi düşünün:
- must: Kanıta dayalı güçlü olumlu çıkarım, yaklaşık "kesin öyle".
- may / might / could: Olasılık, "öyle olabilir". Aralarındaki fark sınav açısından küçüktür; might biraz daha zayıf bir ihtimal olarak öğretilir.
- can't / couldn't: Kanıta dayalı güçlü olumsuz çıkarım, "öyle olamaz".
Klasik tuzak: güçlü olumsuz çıkarımda mustn't kullanılmaz. "Bu doğru olamaz" anlamı için That can't be true denir; That mustn't be true ise "doğru olmamalı" gibi bir yasak ya da istek anlamına kayar. Seçeneklerde mustn't ve can't birlikte varsa cümlenin çıkarım mı yasak mı anlattığına bakın.
Cümlede kanıt bildiren bir ifade varsa (since, as, because, judging by, the evidence suggests) çoğu zaman must ya da can't istenir. Kanıt zayıfsa ya da cümle bir ihtimal sunuyorsa (perhaps, possibly, it is not yet clear) may, might ya da could uygundur.
Akademik metinlerde may, might ve could, yazarın iddiasını yumuşatmak için de kullanılır. Bu işlevin yazımdaki karşılığı için akademik İngilizcede hedging maddesine bakabilirsiniz.
Zorunluluk, yasak ve gereksizlik: must, have to, mustn't, don't have to, needn't
Bu grupta sınavın sevdiği ayrım, olumlu biçimleri birbirine yakın, olumsuz biçimleri ise tamamen farklı olan çiftlerdir.
- must / have to: İkisi de zorunluluk bildirir. Geleneksel anlatımda must konuşanın kendi gördüğü zorunluluk, have to dış kurallardan gelen zorunluluk olarak ayrılır; sınavda ikisi çoğu zaman birbirinin yerine kullanılabilir.
- mustn't: Yasak: "yapmamalısın, yapman yasak".
- don't have to / needn't: Gereksizlik: "yapmak zorunda değilsin, istersen yapabilirsin".
Geçmiş zamanda must'ın kendi biçimi yoktur; geçmişteki zorunluluk had to ile anlatılır. Gelecekte will have to kullanılır. Geçmişteki gereksizlik için iki yapı vardır ve anlamları farklıdır:
- didn't need to / didn't have to + V1: Gerekmedi; çoğu zaman yapılmadığı anlaşılır.
- needn't have + V3: Gerekmediği hâlde yapıldı: We needn't have booked a room; the hotel was almost empty. (Oda ayırttık ama gerek yokmuş.)
Yetenek, izin ve tavsiye: can, could, may, should, had better
Yetenek ve izin: can, could, be able to, may
Can şimdiki yetenek, could geçmişteki genel yetenek bildirir: She could read before she started school. Ama geçmişte belirli bir durumda bir şeyi başarmayı anlatırken olumlu cümlede could yerine was/were able to ya da managed to kullanılır: Despite the power cut, the team was able to save the data. Olumsuzda bu kısıt yoktur: They couldn't save the data doğrudur.
Can'in gelecek, yakın geçmiş ya da sonsuz (infinitive) biçimi olmadığı için bu yerlerde be able to kullanılır: will be able to, have been able to, to be able to.
İzin anlamında can gündelik, may daha resmîdir; could rica ve izin isterken kibar bir tondur. Resmî kurallarda be allowed to ya da be permitted to da sık görülür.
Tavsiye ve beklenti: should, ought to, had better, would rather
- should / ought to + V1: Tavsiye ve doğru olanı söyleme. İkisi anlamca çok yakındır; olumsuzda should not daha yaygındır.
- had better + V1: Daha güçlü, sonucu olan uyarı: You had better save your work, or you may lose it. Biçimi "had" olsa da anlamı şimdiki ya da gelecek zamandır; olumsuzu had better not.
- should beklenti de bildirebilir: The results should be ready by Friday. (Cuma'ya kadar hazır olması beklenir.)
- would rather tercih bildirir: I would rather work alone (yalın fiil); başka birinin yapmasını tercih ederken I would rather you worked alone (özne + V2).
Koşul cümlelerindeki would, could ve might kullanımı ayrı bir konudur; onlar için YDS if clauses maddesine, "keşke" anlamındaki yapılar için YDS wish clauses maddesine bakın.
Geçmişe dönük modaller: kısa özet
Modal + have + V3 yapısı geçmişe bakar. Ayrıntıları ayrı bir konu olsa da seçenekleri ayırt edebilmeniz için temel anlamları bilmeniz gerekir:
| Yapı | Anlam | Türkçe karşılık |
|---|---|---|
| must have V3 | Geçmişe dair güçlü çıkarım | -miş olmalı |
| may / might / could have V3 | Geçmişe dair olasılık | -miş olabilir |
| can't / couldn't have V3 | Geçmişe dair olumsuz kesin çıkarım | -miş olamaz |
| should have V3 | Yapılmayan doğru davranış, eleştiri | -meliydi (ama yapmadı) |
| needn't have V3 | Gereksiz yere yapılmış iş | -mesine gerek yoktu (ama yaptı) |
Çözümlü örnek sorular
Aşağıdaki sorular bu madde için yazılmış özgün örneklerdir; ÖSYM sorularından alınmamıştır.
1. Her coat and bag are still on the chair, so she ---- somewhere in the building.
A) must be B) should have been C) can't be D) needn't be E) had better be
Çözüm: "Paltosu ve çantası hâlâ sandalyede" bir kanıttır ve şimdiye dair güçlü bir çıkarım ister. Cevap A. C seçeneği kanıtın tersini söyler; B geçmişe dair eleştiridir.
2. Participants ---- complete the questionnaire in one sitting; they were allowed to save their answers and return later.
A) mustn't B) didn't have to C) couldn't have D) should E) had better
Çözüm: İkinci cümle bir gereksizlik anlatır ve zaman geçmiştir ("were allowed"). Cevap B. A yasak anlamı verir ve zamanı da uymaz.
3. Applicants ---- submit their documents by the deadline, or their applications will not be considered.
A) might B) needn't C) have to D) could have E) would rather
Çözüm: "Aksi hâlde başvuru değerlendirilmez" ifadesi zorunluluk bildirir. Cevap C.
4. Although the drug ---- reduce symptoms in some patients, further trials are needed before it can be recommended.
A) must B) may C) can't D) had to E) needn't
Çözüm: "Although" ve "further trials are needed" iddianın kesin olmadığını gösterir; olasılık bildiren modal gerekir. Cevap B.
Modallerde sık yapılan hatalar
- mustn't ile don't have to'yu karıştırmak: Biri yasak, öbürü gereksizliktir.
- Olumsuz çıkarımda mustn't seçmek: "Olamaz" anlamı can't ile kurulur.
- Geçmişte belirli bir başarı için could kullanmak: Olumlu cümlede was able to ya da managed to gerekir.
- Zaman ipucunu atlamak: Cümle geçmişten söz ediyorsa yalın modal değil, had to, was able to ya da modal + have + V3 gerekir.
- had better'ı geçmiş zaman sanmak: Anlamı şimdiki ve gelecek zamandır.
- Çeviride must'ı her zaman "-meli" diye çevirmek: Çıkarım anlamındaki must, "-iyor olmalı" ya da "-dır" ile karşılanır.
Modalleri tense bilgisiyle birlikte çalışmak, geçmiş ve şimdiki zaman ayrımını hızlandırır; bunun için YDS tenses ve zaman uyumu maddesine bakın. Deneme sonuçlarınızı yorumlamak için YDS puan hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Kaynaklar ve resmî bağlantılar
- ÖSYM — YDS kılavuzu, sınav takvimi ve ÖSYM'nin yayımladığı soru kitapçıkları.
- Cambridge Dictionary — modal fiillerle ilgili dil bilgisi açıklamaları ve örnek cümleler.
- British Council LearnEnglish — seviyelere göre modal fiil anlatımları ve alıştırmalar.
Sık sorulanlar
Mustn't ile don't have to arasındaki fark nedir?
Mustn't yasak bildirir: bir şeyi yapmamanız gerekir, yapmanız kurala aykırıdır. Don't have to ise gereksizlik bildirir: o şeyi yapmak zorunda değilsiniz ama isterseniz yapabilirsiniz. Olumlu biçimleri must ve have to anlamca birbirine yakın olduğu için olumsuzlarının da aynı olduğu sanılır; YDS bu karışıklığı sık kullanır. Needn't da don't have to gibi gereksizlik bildirir.
Must ve can't çıkarım anlamında nasıl kullanılır?
Must, elinizdeki kanıta dayanarak bir şeyin kesin öyle olduğunu düşündüğünüzde kullanılır: çantası masadaysa o hâlâ binada olmalı. Can't ise kanıta dayanarak bir şeyin öyle olamayacağını söyler. Olumsuz kesin çıkarımda mustn't kullanılmaz, çünkü mustn't yasak anlamı taşır. Geçmişe dair çıkarımda aynı mantık must have ve can't have yapılarıyla kurulur.
May, might ve could arasında fark var mı?
Olasılık anlamında üçü de bir şeyin olabileceğini söyler ve YDS'de çoğu zaman birbirinin yerine geçer. Geleneksel anlatımda might biraz daha zayıf bir ihtimal olarak öğretilir. Asıl fark diğer anlamlardadır: may resmî izin de bildirir, could ise geçmişteki genel yetenek ve kibar rica anlamı da taşır. Soruda hangi anlamın istendiğini cümlenin bağlamı belirler.
Could ile was able to ne zaman kullanılır?
Could geçmişteki genel yeteneği anlatır: çocukken yüzebiliyordu. Geçmişte belirli bir durumda bir şeyi başardığınızı olumlu cümlede anlatırken ise was ya da were able to veya managed to kullanılır: elektrik kesilmesine rağmen verileri kurtarabildiler. Olumsuz cümlelerde bu kısıt yoktur; couldn't hem genel hem belirli durumlar için kullanılabilir.
Had better ile should arasındaki fark nedir?
İkisi de tavsiye bildirir ve ardından yalın fiil gelir. Should genel bir öneri ya da doğru olanı söyler. Had better daha güçlüdür ve yapılmazsa olumsuz bir sonuç doğacağını ima eder; bu yüzden çoğu zaman uyarı tonundadır. Biçimindeki had yanıltmasın: had better şimdiki ya da gelecek zamana dair bir tavsiyedir, olumsuzu had better not biçimindedir.
Dil Barajı: sık sorulanlar
YDS puanı kaç yıl geçerli?
YDS puanının geçerlilik süresi genel olarak 5 yıldır; bazı kurumlar kendi düzenlemelerinde farklı süreler belirleyebilir. Doçentlik başvurusunda ise YDS, e-YDS ve YÖKDİL sonuçlarına süre sınırı uygulanmaz.
