info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

UNFORTUNATE

Okunuşuın·fo:r·çı·nıt /ənˈfɔɹtʃənət/
sıfatisim B2 Orta-ileri Sınav kelimesi YDS akademik 2000 #4.343
Add to my list
Turkish Meaning: sıfattalihsiz, şanssız, üzücü, uygunsuzisimtalihsiz kimse, yoksul kimse
sıfat adj
  1. talihsiz
  2. şanssız
  3. üzücü
  4. uygunsuz
  5. yersiz

ENnot favored by fortune; marked or accompanied by or resulting in ill fortune · not auspicious; boding ill

Dilbilgisiit is unfortunate that + cümle

The unfortunate passengers were stranded at the airport for two days.
Talihsiz yolcular iki gün boyunca havalimanında mahsur kaldı.
It is unfortunate that the report was published before the data were checked.
Raporun veriler kontrol edilmeden yayımlanması üzücü.
The minister made some unfortunate remarks about the victims.
Bakan kurbanlar hakkında bazı yersiz açıklamalar yaptı.
isim n C sayılabilir resmî
  1. talihsiz kimse
  2. yoksul kimse

ENa person who suffers misfortune

The charity provides food for the less fortunate and other unfortunates.
Yardım kuruluşu yoksullara ve diğer talihsizlere yiyecek sağlıyor.
Sınav notu

'the less fortunate' yoksullar anlamında kibar bir ifadedir; zarfı 'unfortunately' (maalesef).

Kelime ailesi

Try yourself

“unfortunate” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin