info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)

Academic Dictionary

Academic Dictionary

fiil v T, I geçişli / geçişsiz
  1. eğilmek
  2. yaslanmak
  3. dayanmak
  4. eğilim göstermek
  5. dayatmak

ENto incline or bend from a vertical position · cause to lean or incline

Fiil biçimleri V2leaned/leantV3leaned/leantV-ingleaning-sleans düzensiz

Dilbilgisilean on/against sthlean forward/back

She leaned forward to read the small print.
Küçük yazıyı okumak için öne eğildi.
He leaned his bicycle against the wall.
Bisikletini duvara yasladı.
Most voters in the region lean towards the opposition.
Bölgedeki seçmenlerin çoğu muhalefete eğilim gösteriyor.
Sık kalıplar
  • lean on-e dayanmak; -e baskı yapmak
  • lean towards-e eğilim göstermek
sıfat adj
  1. yağsız
  2. zayıf
  3. ince
  4. verimsiz
  5. yalın (yönetim)

ENlacking excess flesh · lacking in mineral content or combustible material

Lean meat contains less saturated fat.
Yağsız et daha az doymuş yağ içerir.
The farmers faced several lean years after the drought.
Çiftçiler kuraklıktan sonra birkaç kıt yılla karşılaştı.
The company adopted lean production methods.
Şirket yalın üretim yöntemlerini benimsedi.
Sık kalıplar
  • lean yearskıtlık yılları
  • lean manufacturingyalın üretim
Zafer Hoca eş-yakın anlamlılar grubu
Kelime ailesi

Try yourself

“lean” kelimesinin anlamı hangisi?

Download after all data has loaded.
Bu maddede hata mı var? Bildirin