info@zaferhoca.com.tr Pazartesi–Cumartesi (10.00–18.00)
Tez Yazımı Orta Yüksek lisansDoktora

Fenomenografi Nedir? Fenomenolojiden Farkı, Analiz Adımları ve Sonuç Alanı

Fenomenografi, insanların aynı olguyu nitel olarak kaç farklı biçimde kavradığını inceleyen bir araştırma yaklaşımıdır. Fenomenolojiden farkı, analiz adımları, betimleme kategorileri, sonuç alanı ve tezde raporlama.

7 dk okuma 0 görüntülenme Zafer Hoca
İçindekiler 16 başlık · 7 dk
  1. Fenomenografi nedir?
  2. İkinci derece bakış açısı
  3. Fenomenografi ile fenomenoloji arasındaki fark nedir?
  4. Fenomenografi hangi araştırmalar için uygundur?
  5. Fenomenografide temel kavramlar
  6. Bilinen bir örnek: öğrenme kavrayışları
  7. Fenomenografik araştırma adım adım nasıl yapılır?
  8. 1. Araştırma sorusunu ikinci derece bakışla yazın
  9. 2. Çeşitliliği yakalayacak katılımcıları seçin
  10. 3. Açık uçlu, derinleştirici görüşme yapın
  11. 4. Görüşmeleri tam ve olduğu gibi yazıya dökün
  12. 5. Verileri havuz olarak analiz edin
  13. İyi bir sonuç alanının ölçütleri nelerdir?
  14. Fenomenografide geçerlik ve güvenirlik nasıl sağlanır?
  15. Fenomenografi tezlerinde sık yapılan hatalar
  16. Kaynaklar ve resmî bağlantılar

Kısaca: Fenomenografi, bir grup insanın aynı olguyu (örneğin öğrenmeyi, bir kavramı ya da bir mesleki görevi) nitel olarak birbirinden farklı hangi yollarla kavradığını betimleyen bir araştırma yaklaşımıdır. Fenomenoloji deneyimin herkeste ortak olan özünü ararken, fenomenografi kavrayışlar arasındaki çeşitliliği arar. Sonuçta sınırlı sayıda betimleme kategorisi ve bu kategorilerin mantıksal ilişkisini gösteren bir sonuç alanı elde edilir.

Bu madde fenomenografiyi, ondan sık sık karıştırılan fenomenolojiyle karşılaştırarak anlatır. Deneyimin ortak özünü arayan fenomenoloji desenini, türlerini ve analiz yöntemlerini öğrenmek istiyorsanız fenomenoloji (olgubilim) araştırma deseni maddesine bakın. Burada odak, “insanlar bu olguyu kaç farklı biçimde anlıyor?” sorusunu soran araştırmalardır.

Fenomenografi nedir?

Fenomenografi, 1970'lerde İsveç'teki Göteborg Üniversitesi'nde Ference Marton ve arkadaşlarının öğrenme üzerine yaptığı çalışmalarla gelişti. Adı, olguların (fenomen) betimlenmesi (grafi) anlamına gelir. Yaklaşımın en çok bilinen erken metinlerinden biri Marton'un 1981'de yayımladığı ve fenomenografiyi “çevremizdeki dünyaya ilişkin kavrayışları betimlemek” olarak tanımladığı makaledir.

Fenomenografinin temel varsayımı şudur: Aynı olgu, farklı insanlar tarafından nitel olarak farklı, ama sınırlı sayıda biçimde kavranır. Araştırmacının işi bu biçimleri bulmak, birbirinden ayırmak ve aralarındaki ilişkiyi göstermektir. Yaklaşım özellikle eğitim araştırmalarında, yükseköğretimde öğrenme ve öğretme, fen ve matematik eğitimi, sağlık bilimleri eğitimi ve mesleki gelişim çalışmalarında kullanılır.

İkinci derece bakış açısı

Fenomenografiyi anlamanın anahtarı ikinci derece bakış açısıdır. Birinci derece bakışta araştırmacı olgunun kendisi hakkında konuşur: “Öğrenme nedir?” İkinci derece bakışta ise insanların o olguyu nasıl deneyimlediğini ve anladığını betimler: “Öğrenciler öğrenmeyi nasıl anlıyor?” Fenomenografide doğru ya da yanlış kavrayış aranmaz; amaç, var olan kavrayış biçimlerinin haritasını çıkarmaktır.

Fenomenografi ile fenomenoloji arasındaki fark nedir?

İki yaklaşım da deneyime odaklanır ve adları benzer; bu yüzden tezlerde sık karıştırılır. Temel farklar şöyledir:

Fenomenografi ve fenomenoloji karşılaştırması
ÖlçütFenomenografiFenomenoloji
Temel soruİnsanlar bu olguyu hangi farklı yollarla kavrıyor?Bu deneyimin özü nedir?
Aradığı şeyKavrayışlar arasındaki çeşitlilikDeneyimin ortak, değişmeyen yapısı
KökeniEğitim araştırmaları, ampirik bir yaklaşımFelsefi gelenek (Husserl, Heidegger)
Analiz birimiBütün görüşmelerden oluşan havuz; kategoriler bireye değil kolektife aittirHer katılımcının deneyimi ve ortak temalar
Temel çıktıBetimleme kategorileri ve sonuç alanıDeneyimin özünü anlatan bütüncül betimleme
Örneklem mantığıKavrayış çeşitliliğini en üst düzeye çıkaracak farklılıkOlguyu yoğun biçimde yaşamış kişiler

Kendinize şu soruyu sorun: Bulgularınızın sonunda “Katılımcılar için X deneyimi şudur” mu demek istiyorsunuz, yoksa “Katılımcılar X'i şu dört farklı biçimde anlıyor ve bu biçimler şöyle sıralanıyor” mu? Birincisi fenomenoloji, ikincisi fenomenografidir.

Fenomenografi, nitel desenler arasında da kendine özgü bir yere sahiptir. Gömülü kuram bir süreci açıklayan kuram üretir, durum çalışması sınırları belli bir durumu derinlemesine inceler; fenomenografi ise bir kavrayış yelpazesini betimler. Desenler arası seçim için gömülü kuram ve durum çalışması maddeleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz.

Fenomenografi hangi araştırmalar için uygundur?

Fenomenografi her nitel soru için uygun değildir. Aşağıdaki durumların çoğu sizin araştırmanız için geçerliyse iyi bir seçimdir:

  • Olgu herkesin karşılaştığı ama farklı anladığı bir şeyse: öğrenme, değerlendirme, araştırma, liderlik, bir fen kavramı ya da programlama gibi.
  • Kavrayış farklarının bir sonucu varsa: örneğin öğrencilerin bir kavramı farklı anlamaları, o konudaki başarılarını ya da çalışma biçimlerini etkiliyorsa.
  • Bulgularınızı öğretimde kullanmak istiyorsanız: hangi kavrayışların var olduğunu bilmek, dersin hangi yönleri vurgulaması gerektiğini gösterir.
  • Bireysel hikâyeler değil, kolektif bir harita istiyorsanız: tek tek katılımcıların yaşantısından çok, gruptaki kavrayış yelpazesi sizi ilgilendiriyorsa.

Buna karşılık, belirli bir yaşantının (örneğin bir kaybın ya da bir hastalığın) nasıl yaşandığını derinlemesine anlatmak istiyorsanız fenomenoloji; bir süreci açıklayan kuram geliştirmek istiyorsanız gömülü kuram daha uygundur. Desenleri bir arada görmek için araştırma deseni seçim rehberine bakabilirsiniz.

Fenomenografide temel kavramlar

  • Kavrayış (deneyimleme biçimi): Bir kişinin olguyu anlama ve onunla ilişki kurma biçimi.
  • Betimleme kategorisi: Araştırmacının verilerden çıkardığı, birbirine benzeyen kavrayışları bir araya toplayan ve diğerlerinden ayıran kategori.
  • Sonuç alanı (outcome space): Kategorilerin birbiriyle mantıksal ilişkisini, çoğu zaman basitten kapsamlıya doğru bir hiyerarşi olarak gösteren yapı.
  • Referans yön (ne): Kavrayışın olguya yüklediği genel anlam.
  • Yapısal yön (nasıl): Kişinin olgunun hangi parçalarını fark ettiği ve bunları nasıl ilişkilendirdiği.
  • Varyasyon kuramı: Fenomenografiden gelişen ve bir olguyu farklı kavramanın, onun farklı kritik yönlerini fark etmekten kaynaklandığını savunan yaklaşım; öğretim tasarımında kullanılır.

Bilinen bir örnek: öğrenme kavrayışları

Fenomenografinin en çok aktarılan örneklerinden biri Roger Säljö'nün yetişkinlerin öğrenmeyi nasıl kavradığını inceleyen çalışmasıdır. Bu çalışmada öğrenmeye ilişkin beş kavrayış betimlenmiş, daha sonra Marton ve arkadaşlarının araştırmasıyla altıncı bir kavrayış eklenmiştir:

  1. Öğrenme, bilginin nicel olarak artmasıdır.
  2. Öğrenme, ezberlemektir.
  3. Öğrenme, saklanıp gerektiğinde kullanılabilecek bilgi ve yöntemleri edinmektir.
  4. Öğrenme, anlam çıkarmaktır.
  5. Öğrenme, gerçekliği farklı biçimde anlamak için yorumlamaktır.
  6. Öğrenme, bir insan olarak değişmektir.

Bu liste bir sonuç alanının nasıl göründüğünü iyi gösterir: kategoriler rastgele sıralanmamıştır, ilk üçü bilgiyi dışarıdan alınan bir şey olarak, son üçü ise anlam kurma ve dönüşüm olarak görür. Üst kategoriler alttakileri kapsayan daha geniş bir kavrayışı temsil eder.

Fenomenografik araştırma adım adım nasıl yapılır?

1. Araştırma sorusunu ikinci derece bakışla yazın

Soru, olgunun ne olduğunu değil, katılımcıların onu nasıl anladığını sormalıdır. Örneğin “Öğretmen adaylarının ‘değerlendirme’ kavramına ilişkin kavrayışları nelerdir ve bu kavrayışlar nasıl ilişkilidir?” iyi bir fenomenografik sorudur. Soru yazımı için araştırma sorusu nasıl yazılır maddesine bakabilirsiniz.

2. Çeşitliliği yakalayacak katılımcıları seçin

Amaç temsil değil, kavrayış çeşitliliğidir. Bu yüzden deneyim süresi, sınıf düzeyi, alan, kurum ya da başarı durumu gibi ölçütlerde farklılaşan katılımcılar amaçlı olarak seçilir. Katılımcı sayısı, yeni görüşmeler yeni kavrayış biçimi getirmeyi bıraktığında yeterli kabul edilir; sayıyı gerekçesiyle yöntem bölümünde yazın.

3. Açık uçlu, derinleştirici görüşme yapın

Fenomenografik görüşme yarı yapılandırılmıştır ve az sayıda ana soru içerir. Katılımcıdan olguyu kendi sözleriyle açıklaması, ardından somut bir örnek vermesi istenir; sonra “Bunu biraz açar mısınız?”, “Bu örnekte ne yaptınız?” gibi derinleştirici sorularla anlamı netleştirilir. Araştırmacı kendi kavrayışını öne çıkarmaz ve yönlendirici sorulardan kaçınır. Soru hazırlama ve sondalama teknikleri için nitel mülakat tekniği maddesine bakın.

4. Görüşmeleri tam ve olduğu gibi yazıya dökün

Kavrayış farkları çoğu zaman ince ifade farklarında saklıdır; bu yüzden özetleyerek değil, kelimesi kelimesine döküm yapın.

5. Verileri havuz olarak analiz edin

  1. Bütünü okuyun: Bütün dökümleri birkaç kez okuyarak genel bir tanışıklık kazanın.
  2. Anlamlı ifadeleri ayırın: Olgunun nasıl anlaşıldığını gösteren alıntıları seçin. Bu aşamada alıntılar artık tek tek kişilere değil, ortak bir “anlam havuzuna” aittir.
  3. Benzerlik ve farklılıklara göre gruplayın: Aynı biçimde anlamayı yansıtan alıntıları bir araya getirin, gruplar arasındaki sınırları netleştirin.
  4. Kategorileri tanımlayın: Her kategoriye bir ad, kısa bir tanım, referans ve yapısal yönleri ve temsilî alıntılar ekleyin.
  5. Tekrar tekrar dönün: Kategorileri verilerle yeniden karşılaştırın; birleştirin, bölün ya da yeniden adlandırın. Bu döngü kategoriler kararlı hâle gelene kadar sürer.
  6. Sonuç alanını kurun: Kategoriler arasındaki mantıksal ilişkiyi belirleyin ve genellikle kapsayıcılığa göre bir hiyerarşi olarak gösterin.

Bir katılımcının farklı alıntıları farklı kategorilere düşebilir. Fenomenografide kategoriler kişileri değil, kavrayış biçimlerini sınıflandırır; “Katılımcı 3 ikinci kategoridedir” gibi bireyleri etiketleyen ifadelerden kaçının.

İyi bir sonuç alanının ölçütleri nelerdir?

Fenomenografi literatüründe, özellikle Marton ve Booth'un 1997 tarihli kitabında öne çıkan ölçütler şöyle özetlenebilir:

  • Ayırt edicilik: Her kategori, olguyu deneyimlemenin diğerlerinden açıkça ayrılan bir yolunu göstermelidir.
  • Mantıksal ilişki: Kategoriler birbiriyle anlamlı biçimde ilişkilenmeli; çoğu zaman basit olandan kapsayıcı olana doğru sıralanmalıdır.
  • Tutumluluk: Verideki çeşitlilik, olabildiğince az sayıda kategoriyle anlatılmalıdır.

Bulgular bölümünde her kategori için bir tablo satırı ya da alt başlık açın: kategori adı, tanım, ayırt edici özellik ve iki-üç temsilî alıntı. Ardından sonuç alanını bir şekil ya da tabloyla gösterin.

Fenomenografide geçerlik ve güvenirlik nasıl sağlanır?

Fenomenografide sık kullanılan stratejiler şunlardır:

  • İletişimsel geçerlik: Kategorilerin ve sonuç alanının alan uzmanları, katılımcılar ya da araştırma topluluğuyla tartışılarak savunulabilir olduğunun gösterilmesi.
  • Kullanımsal (pragmatik) geçerlik: Sonuçların öğretim tasarımı gibi bir uygulamada işe yarar olması.
  • Bağımsız kodlayıcı karşılaştırması: Kategori tanımlarını alan ikinci bir araştırmacının alıntıları sınıflandırması ve uyumun incelenmesi.
  • Araştırmacının kendi kavrayışını açıkça yazması: Analizin bu kavrayıştan nasıl korunmaya çalışıldığının anlatılması.

Nitel araştırmada inandırıcılık stratejilerinin genel çerçevesi için nitel araştırmada geçerlik ve güvenirlik maddesine bakın.

Fenomenografi tezlerinde sık yapılan hatalar

  • Fenomenoloji ile karıştırmak: Yöntem bölümünde fenomenografi deyip bulgularda deneyimin ortak özünü betimlemek.
  • Tematik analiz yapıp fenomenografi demek: Temalar listesi bir sonuç alanı değildir; kategoriler arasındaki mantıksal ilişki gösterilmelidir. Tematik analizle farkı görmek için içerik ve tematik analiz maddesine bakın.
  • Kategorileri kişilere göre kurmak: Her katılımcıyı tek bir kategoriye yerleştirmek yaklaşımın kolektif mantığına aykırıdır.
  • Birinci derece soru sormak: “X nedir?” sorusunu doğrudan araştırma sorusu yapmak.
  • Sıklığı bulgunun merkezine koymak: Hangi kategoride kaç kişinin bulunduğu bilgi olarak verilebilir, ama fenomenografinin asıl çıktısı kavrayış biçimlerinin kendisidir.
  • Çok fazla kategori üretmek: Birbirinden ayırt edilemeyen kategoriler tutumluluk ölçütünü bozar.

Kaynaklar ve resmî bağlantılar

  • DergiPark: Türkçe eğitim dergilerinde “fenomenografi” ve “fenomenografik” anahtar sözcükleriyle yayımlanmış çalışmalar
  • YÖK Ulusal Tez Merkezi: fenomenografik desenle hazırlanmış yüksek lisans ve doktora tezleri
  • TR Dizin: ulusal hakemli dergilerde nitel yöntem tartışmaları
Paylaş:

Sık sorulanlar

Fenomenografi ile fenomenoloji aynı şey mi?

Hayır. Fenomenoloji bir deneyimin herkeste ortak olan özünü arar ve felsefi bir gelenekten gelir. Fenomenografi ise insanların aynı olguyu kaç farklı biçimde kavradığını inceler, eğitim araştırmalarından doğmuştur ve sonuçta betimleme kategorileri ile bu kategorilerin ilişkisini gösteren bir sonuç alanı üretir. Biri ortaklığı, öbürü çeşitliliği arar.

Fenomenografide sonuç alanı nedir?

Sonuç alanı, fenomenografik analizde ortaya çıkan betimleme kategorilerinin birbiriyle mantıksal ilişkisini gösteren yapıdır. Çoğu zaman kategoriler basit kavrayıştan daha kapsayıcı kavrayışa doğru hiyerarşik olarak sıralanır. İyi bir sonuç alanında her kategori ayırt edicidir, kategoriler anlamlı biçimde ilişkilidir ve çeşitlilik olabildiğince az kategoriyle anlatılır.

Fenomenografik araştırmada kaç katılımcı olmalı?

Kesin bir sayı kuralı yoktur. Amaç temsil değil, kavrayış çeşitliliğini yakalamaktır; bu yüzden katılımcılar deneyim, alan ya da başarı gibi ölçütlerde farklılaşacak biçimde amaçlı seçilir. Yeni görüşmeler yeni bir kavrayış biçimi getirmemeye başladığında sayı genellikle yeterli kabul edilir. Seçtiğiniz sayıyı ve gerekçesini yöntem bölümünde açıkça yazın.

Fenomenografide veriler nasıl analiz edilir?

Görüşme dökümleri birkaç kez okunur, olgunun nasıl anlaşıldığını gösteren alıntılar ayrılır ve bütün alıntılar ortak bir anlam havuzunda ele alınır. Alıntılar benzerlik ve farklılıklarına göre gruplanarak betimleme kategorileri oluşturulur, kategoriler verilerle tekrar tekrar karşılaştırılır ve sonunda kategoriler arasındaki mantıksal ilişki bir sonuç alanı olarak gösterilir.

Fenomenografi hangi alanlarda kullanılır?

Fenomenografi en çok eğitim araştırmalarında kullanılır: öğrencilerin ve öğretmenlerin öğrenme, öğretme, değerlendirme gibi olguları ya da fen ve matematikteki kavramları nasıl anladıkları incelenir. Sağlık bilimleri eğitimi, mühendislik eğitimi ve mesleki gelişim çalışmalarında da tercih edilir. Kavrayış çeşitliliğini bilmek, öğretim tasarımında hangi yönlerin vurgulanacağına karar vermeye yardım eder.

Tez Yazımı: sık sorulanlar

Tezde kabul edilebilir benzerlik oranı nedir?

Genellikle Turnitin benzerlik oranının %15-20 altında olması beklenir. Ancak önemli olan oranın kendisi değil, benzerliğin niteliğidir.

Bunları da okuyun

Yabancı Dil Barajı Akademik Kariyerinizi Engelliyor mu?

Doçentlik, yüksek lisans ve doktora için gereken YDS/YÖKDİL puanına Zafer Hoca ile ulaşın.

YDS/YÖKDİL Kurslarını İncele